


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, komisyon alacağını tahsil etmek için hem icra takibi başlatan hem de alacak davası açan emlakçıyı haklı buldu. Yerel mahkemenin "icra takibi varken dava açılamaz" diyerek verdiği ret kararını kanun yararına bozan Yargıtay; icra takibi ile alacak davasının birbirine derdestlik oluşturmayacağına hükmetti.
İcra Takibi ve Alacak Davası Aynı Anda Açılabilir mi?
İzmir'de yaşanan olayda bir emlakçı, aracılık yaptığı gayrimenkul satışının ardından komisyon ücretini alamayınca borçlu hakkında icra takibi başlattı. Borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine icra takibi durdu. Emlakçı, alacağının tahsili amacıyla önce Tüketici Hakem Heyetine başvurdu, buradan ret yanıtı alınca konuyu yargıya taşıyarak dava açtı.
Davaya bakan İzmir 7. Tüketici Mahkemesi, davacının dava açmadan önce icra takibi başlatmış olmasını gerekçe göstererek davanın reddine karar verdi. Mahkeme, icra takibinin varlığını bir nevi dava şartı engeli (derdestlik) olarak değerlendirdi.
Adalet Bakanlığı Devreye Girdi: Kanun Yararına Temyiz
Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, yerel mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle harekete geçti. Bakanlık; alacaklının hem icra yoluna gitme hem de tüketici hakem heyeti/mahkeme nezdinde alacak davası açma hakkının bulunduğunu, bu iki yolun birbirine engel teşkil etmeyeceğini belirterek kanun yararına temyiz başvurusunda bulundu.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: "Mahkeme İşin Esasına Girmeliydi"
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Resmi Gazete'de de yayımlanan kararıyla yerel mahkemenin kararını sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.
Yargıtay Kararının Gerekçesinde Öne Çıkan Başlıklar:
- Derdestlik Şartı Yanlış Uygulandı: Dava şartları arasında "aynı konuda açılmış derdest (sürmekte olan) bir davanın bulunmaması" kuralı yer alsa da, icra takibi ile alacak davası birbiriyle derdestlik oluşturmaz.
- İki Yasal İmkan Aynı Anda Kullanılabilir: Belirli parasal sınırlar dahilindeki uyuşmazlıklarda alacaklı taraf; hem icra takibi başlatma hem de dava/hakem heyeti yoluna başvurma hakkına sahiptir.
- İtiraz İle Duran Takip: İcra takibine itiraz edilmesiyle takip durduğundan, alacaklının alacağını ispatlamak adına mahkemeye veya hakem heyetine gitmesi yasal bir haktır.
Yargıtay Karar Metninden: "Her iki yasal imkanın birbirine derdestlik oluşturmayacağı dikkate alınarak işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir."
Karar Ne Anlama Geliyor? (Alacaklılar İçin Emsal Niteliğinde)
Bu emsal karar ile birlikte:
- Alacaklılar Güvencede: İcra takibi başlatmış olmak, alacak davası açmaya ya da Tüketici Hakem Heyetine başvurmaya engel teşkil etmeyecek.
- Yerel Mahkemeler Esasa Girecek: Mahkemeler, önceden başlatılmış bir icra takibi var diye davayı usulden reddedemeyecek; uyuşmazlığın esasına girerek haklı/haksız durumunu incelemek zorunda kalacak.
KONYA EKSPRES HABER MERKEZİ MUHABİR: MEHMET EMRE MUMCU



