


Türkiye'nin Levant'taki Benzersiz Stratejik Başarısı:

Türkiye'nin son on yılda Suriye ve daha geniş Levant bölgesinde elde ettiği başarılar, modern Ortadoğu tarihinde benzeri görülmemiş niteliktedir.

2018 yılında Türkiye benzersiz derecede düşmanca bir stratejik ortamla karşı karşıya kaldı. Güney sınırı fiilen kuşatılmıştı: bir tarafta İdlib ve Suriye'nin orta kesimindeki çöl boyunca genişleyen Rusya-İran-Esad ekseni, diğer tarafta ise CENTCOM'dan tam siyasi, askeri ve istihbarat desteği alan Batı destekli PKK/YPG yapılanması bulunuyordu

Benzer durumdaki çok az devlet stratejik yenilgiden kurtulabildi, güç dengesini tersine çevirmeyi ise bırakın, bunu başaramadı.

Yine de Ankara, bu neredeyse kuşatılmış durumu kapsamlı bir jeopolitik başarıya dönüştürmeyi başardı.

Diplomasi, istihbarat servisleri ve askeri komuta arasındaki nadir görülen bir koordinasyon sayesinde Türkiye, herhangi bir büyük güçle doğrudan savaşa yol açmadan her iki tehdidi de kademeli olarak bertaraf etti.

Moskova ve Tahran, ölçülü diplomasi ve sınırlı güç kullanımıyla kontrol altında tutuldu; Washington'ın Kürt projesi ise sürekli askeri baskı ve siyasi izolasyon yoluyla etkisiz hale getirildi.

En dikkat çekici sonuç, Türkiye'nin sadece sınırlarını güvence altına almakla kalmayıp, Suriye içinde meşru bir yönetim gücü yaratmış olmasıdır.

Ankara tarafından eğitilen, silahlandırılan ve örgütlenen muhalif gruplar, parçalanmış milislerden ülkenin baskın siyasi-askeri otoritesine dönüştü. Bu olağanüstü bir başarıdır: İran, İsrail veya Körfez ülkeleri gibi hiçbir bölgesel güç, bir vekil gücü komşu bir devletin egemen çekirdeğine dönüştürmeyi başaramamıştır.

Stratejik açıdan bakıldığında, Türkiye Levant'ta benzersiz bir başarıya imza attı: çökmüş bir devleti işgal veya ilhak yoluyla değil, kendi güvenlik doktrinine uygun yerel aktörler tarafından yürütülen kontrollü bir devlet inşası yoluyla yeniden şekillendirdi. Suriye artık bir tehdit unsuru değil, Türkiye'nin nüfuzunun bir tamponu ve stratejik uzantısıdır.

Rusya, İran ve ABD'nin bölgesel politikalarına karşı aynı anda elde edilen bu başarı seviyesi, Türkiye'yi kendine özgü bir kategoriye yerleştiriyor.

Sadece Levant bölgesinde faaliyet gösteren bölgesel bir güç değil; modern tarihte doğrudan imparatorluk yönetimi olmaksızın çevresinin siyasi düzenini yeniden şekillendirebilen sayılı devletlerden biri haline gelmiştir.

KONYA EKSPRES HABER MERKEZİ MUHABİR: MUSTAFA ATAKAN CANÖZ


